AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ali Eskici'nin hayatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
soner



Mesaj Sayısı : 3323
Kayıt tarihi : 31/05/10

MesajKonu: Ali Eskici'nin hayatı   Cuma Tem. 16, 2010 11:24 am

Matematik. Aritmetize etme, işlemsel halde işlenebilen düşünce yapısına dönüştürme veya düşünsel işlemler haline getirme anlamına gelen bu kelime aslında insanın evren olgularını kendi düşünce sistemine uygularken farkında olmadan yaptığı sezgisel işlemlerin ayıklanmış ve sembolize edilmiş olgusal bütünlüğü ifade eder.

20. Yüzyılın önemli filozoflarından Bertrand Russell diyor ki

"Arzu edilen şey sadece yaşamak olgusu değil,
Yüce Şeyler üzerinde düşünerek yaşamak sanatı olmalıdır. Düşünsel güzellik dünyasının en geniş alanlarından biri de matematiktir. Yalnız bu bile onu öğrenmek için yeterli nedendir."

Yüce Şeyler nelerdir?

İnsan, doğuyor, büyüyor, temel hayat gereksinimlerini karşılayacabilecek kadar yetişiyor, öğreniyor, çoğunluk evleniyor, yeni varlıklar yetiştiriyor, onların da kendininkine benzer olan gelişimini sağlıyor, hayatta birtakım işler yapıyor, diğer insanlara büyük bilgiler sağlıyor veya bir şekilde faydalı/faydasız işler yapıyor ve hayat hakkında bazı fikirler edinmiş veya edinmemiş olarak, ölüyor.

İnsanın yaşarken hayat görüşü işte bu basit düzlemde kalır. İnsanlar, doğar, yaşar ve ölür. Bireysel, tekil açıdan bakıldığında bu böyledir. Acaba yaşam sadece bütün bunlardan mı ibarettir?

Yaşamın sadece doğum-ölüm arasındaki olaylardan ibaret olmasının birey için tek ve geçerli anlam olması yüzeysel bakış açıları için kabul edilebilir. Ancak bence yüzeysel bakış açıları insana hiçbir şey kazandırmaz. Ayrıca böyle düşünen bizler için yaşamın bundan çok daha fazlası olduğunu görüp de düşünmemek, galaksimizin merkezindeki x ve morötesi ışın ızgarasında biftek kızartmak için oraya gitmekten daha kolay ve anlamlı değil.

Madddenin en küçük yapıtaşı; atomun çalışma yapısını incelediğimizde birçok küçük parçacığın sistemli biçimde işlediğini görürüz. Atomlar da biraraya geliyor ve daha büyük sistemleri oluşturuyorlar. Ancak daha ayrıntılı şekilde dikkat ettiğimizde bu biraraya gelişin de bir sistem içinde olduğunu farkediyoruz. Belki de bu yüzdendir insan zihninde tasarlanan bir olgunun doğada da çoğu kez meydana gelmesi. 'Matematik Hakkında' adlı yazımda Leo Kadanoff'un belirttiği gibi. Bu tasarım matematik modellemedir. Doğa matematiksel bir yaklaşım gösteriyor. Uygulamada sonsuz kesirlere inemese de matematiksel kesinliğe yakın bir yapı gösteriyor. Ne demek bu? Örneğin fraktal oluşumlarını ele alalım. Onlar yalnızca rengarenk güzel şekiller değil. Doğanın matematiksel bütünlüğünü, sistematiğini gösteriyor aslında. Bilinmeyene açılan bir kapıyı gösteriyorlar. Kalp sinirlerinin, damarlarının yapısı, beyin hücrelerinin yerleşimi, bitkilerin dallarının, yapraklarının sıralanışı, girdapların hareket şekli gibi yüzlerce hareket ve canlı yapısı modellenebiliyor. Hatta iki canlının çiftleşmesinden veya bir canlının çoğalmasından oluşacak yeni canlının yapısı bile matematiksel olarak modellenebiliyor. Renkli deniz kabuklarının yeni yavruları gibi.

Cansız varlıklar nasıl oluyor da biraraya gelip canlı varlıkları oluştuyorlar? Varlığın işleyişinde, en küçük değerden itibaren matematiksel bir bütünlük görünüyor. Gerçeklik; kuantum belirsizliği ile Newton mekaniğinin oluşturduğu; matematiksel kesinliğin bileşkesi olarak var olmakta. Bu açıdan baktığımızda canlı-cansız ayrımının bile anlamsız olduğunu farkediyoruz. Bu konudaki temel yaklaşım; her şeyin birarada olup bittiği bir denklem silsilesi olarak tanımlanabilir mi?

İnsan sezgilerine aykırı gelen İzafiyet Teorisi gibi bir konu bile matematiksel çalışmalarla öngörülmüş, uzay çalışmaları ve atom bombası ile gerçekliği tescillenmiştir. Acaba matematiğin öngördüğü diğer teoriler başka gerçeklikleri tanımlar mı? Sadece asal sayıların dağılımından bile ilginç sonuçlar çıkıyor. Matematik kökende tam sayı ise ve bu sayı sistemi sonsuz tane kuralı barındırdığına göre acaba varlık da sonsuz çeşitlilik gösterir mi?

Platon'un matematiksel kesinliğin evrende varolmayışının sebebi A varlığının koşullarının B varlığının koşullarını sınırlaması birlikte var olmak istemelerinin sonucudur. Ayrıca bu, yukarıda belirttiğim gibi bileşke varlık olmalarının, aynı temelden gelmelerinin sonucudur. Bunu matematiksel olarak ifade edersek; evrensel küme E'nin alt kümesi A varsa, E\A (E'nin A'dan farkı) bir B kümesini oluşturur. Böylece; E = (A ve B) olur. Buna göre A ve B varsa, A olmadan B, B olmadan A olamaz. Yani A'yı B, B'yi de A etkiler. Şimdi A ve B yerine, An'ler olursa; E, tüm An'lerin bileşimi olur. Bu durumda tek bir kümenin varlığını tek bir küme sınırlamaz. Kümelerden birinde olacak bir değişim diğer tüm kümeleri etkiler. Her birinin varlığı daha da hassas sınırlanmıştır. Sadece toplamda aynıdır, E'dir.

Tüm bunlar gösteriyor ki, matematik görünenden ötesinin belirtisidir. Onu anlamak için araçtır, öte yandan hala farkına varamadığımız şeylerin olduğunu ifade eden bir anlam/kavram düzeyidir.

Yüce Şeyler üzerinde düşünerek yaşamak sanatı.

"Yüce Şeyler" içinde "Yüce İdeler" de vardır. Böylece insanoğlu yaşama sanatını, "düşünmenin güzelliğine bütünüyle duyarlı" olarak gerçekleştirmelidir. Böyle bir insan hayat üzerine doğruları yaşamında gösterir. Çünkü düşünmenin güzelliğine duyarlı olmak, hayatın güzelliğine duyarlı olmayı da getirir. Böylece kendi yaşamı erdemlilik duyarlı olur.
Matematiksel kavramlarla düşünmek, hayatı algılamayı, anlamayı, yolu çizmeyi, nedenleri ve sonuçları tanımlamayı, neden-sonuç ilişkisini görmeyi sağlar. Matematik zekayı geliştirmeliyiz. Çocukluktan başlayarak insanlarda zaten kendiliğinden var olan matematiksel düşünme gücü olabilecek en üstün şekilde geliştirilmelidir. Bu insanlardan en yeteneklileri matematik çalışmaya yönlendirilmelidir. Ülkemizin ve insanlığın geleceği, her türlü bilimsel yapının ve düşünce sisteminin (politika, sosyal olgular) matematiksel kavramların doğru şekilde uygulanmasına, geliştirilmesine bağlıdır.

Hayatı matematiksel açıdan anlamlandırmaya başladığınızda; daha önce farkına varamadığınız şeyleri görüyorsunuz, klasik veya rasyonel olmayan düşünme şekilleriyle önceden öngörülemeyecek durumları farkediyorsunuz, olgular arasında ayrımı ve birleşimi farkedip bütünsel bir gözle çözümlemeler yapabiliyorsunuz. Daha da ilginci kendi tecrübelerimden biliyorum; matematiği gerçekten anlayanlarda var olan matematiksel zeka, tüm bilgi ve öğretilerdeki önemli noktaları çabucak kavrama yeteneğini doğal olarak kazandırdığından başka bilim veya bilgi sistemlerindeki problem veya sorunları çözmek için gereken yaklaşımları da görüp uygulamayı sağlayan müthiş ve büyük bir güç veriyor insana. Bu şekilde alanımdan farklı iki bilim dalında -biyoloji ve kimya- yapılan bazı çalışmalardaki birkaç problemi çözebilmiştim. Eğer matematikle ilgileniyorsanız veya matematik zekanızı geliştirmek istiyorsanız tavsiyem bu yeteneği arttırmak için satranç oynamanız, matematiksel bulmacaları çözmeniz, farklı bilimlerdeki problemleri inceleyip matematiksel modellemeleri yapmanız, dahilerin eser ortaya koyma şekillerini incelemeniz, safsata olmayan, uygulama ve teori geliştirme değeri olan her türlü dünya bilgisini ve bilimsel bilgiyi yutarcasına edinmeniz, her türlü matematik konusunu değişik yollarla yeniden tanımlamaya, ispatlamaya çalışmanızdır.

Her şeyin ötesinde; kendini ortayan sistemi ancak o sistemin bir özelliği olan matematik zeka ile anlayabiliriz. Bu aynı zamanda yaşamsal bütünlük ve anlam da bilincimizin de temel gereğidir.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ali Eskici'nin hayatı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Mısır Kraliçesi Nefertiti.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sözler,Msn Nickleri,Şiirler... :: Şiirler :: Ali Eskici-
Buraya geçin: