AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tarihte Bilinmeyen Küçük Olaylar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
soner



Mesaj Sayısı : 3323
Kayıt tarihi : 31/05/10

MesajKonu: Tarihte Bilinmeyen Küçük Olaylar   Perş. Tem. 22, 2010 3:58 pm

Tarihte Bilinmeyen Küçük Olaylar
- 19. y.y. başlarında İstanbul'un kibar gençleri, başlarına üç arşın şal sararlar; fakat göğüs, kol ve bacaklar açık, çıplak gezer, ayaklarına da yalnız altı bulunan kırmızı yemeni giyerlerdi.

- At kestanesi ağaçları, Fransa'ya 1615'te İstanbul'dan götürülmüştür. Paris bulvarları, bunlarla süslüdür.

- Çadırı Osmanlıların ilk hânesi, ilk sarayı, ilk taht evidir. Osmanlı sarayı, pek muhteşem ve çok odalı idi. Hele havaya dayanıklılığı ve ihtişamı pek meşhurdu.

- Eski İstanbul sandal ve kayıklarının cidden nefis biçimli birçok nevileri vardı. Hele "Hanım İğnesi" denen ince uzun kayıkları birer sanat bediası idi.

- Eski zamanlarda Fatih ve Bayezid Camilerinin avlusunda sergi kurulur ve bu avlular yiyecek vs satan küçük dükkanlarla dolardı.

- Evliya Çelebi'ye göre; Süleymaniye Camisi yapılırken İrân Şâhı, Kanuni'ye, parası yetmezse satıp tamamlasın diye, bir çekmece elmas yollamış. Padişah ise, o elmasları küçük minarelerden sağdakinin taşları arasına koydurtmuş. Buna da cevâhir minaresi denmiştir.

- II. Süleyman kadınlarla meşgul olmazdı. Saraylılar harem ağalarıyla rezalete başladılar. Bu yüzden hizmeti olmayan ağaların içeri girmesi men edildi.

- İlk satın aldığımız buharlı geminin adı "Swift" idi. Bu zat, "Gülliver Seyahatnameleri"nde yazan meşhur İngiliz muharrirdir

- Kanuni, Cerbe zaferinden dönen Piyale Paşa kumandasındaki donanmanın muhteşem alayını Yalı Köşkünden seyrederken, yanındaki Avusturya sefirine şöyle demişti: "İnsan bütün bu muzafferiyetlerin Allah'ın inayetiyle kazanıldığını düşünmeli de asla gurura kapılmamalı."

- Mürevvih İbni Batuta, Orhan Gazi zamanındaki Türk kadınlarından bahsederken şöyle demektedir: "Türk kadınları yüzlerini örtmezler. Erkekleri onlara hürmet gösterir ki, görenler onların hüddamı sanır."

- Osmanlı şehzadeleri, babaları ile beraber harbe giderlerse ihtiyat kuvvetlerini kumanda ederlerdi.

- Osmanlılar, Venediklilerle İspanyollar gibi gemilerini çektirmek için "forsa" denilen ve gemilere zincirle çakılı esirler kullanırlardı. Bunlar daha ziyade, Karadeniz sahillerini vururken tutulan Dinyeper Kazakları ile Akdeniz korsanları idi. Kürek cezası bu adetten kalmadır.

- Osmanlılarda, yeniçerilere silah yapan ve tedarik eden ve bunları nakil vasıtasıyla orduya yetiştiren askeri sınıfa "cebeci" denirdi.

- Osmanlıların kemal devrinde şehzadeler sancaklara gönderilerek oraların başında yetiştirilir ve divana da riyaset ettirilirdi. Eğer şehzadeler pek gençse
bu divana onların mürebbileri olan lalaları vekaleten riyaset ederdi.

- Padişahların mutlak vekaletlerine delalet eden "mühr-ü hümayun" geleneği, Abbasi halifeleri zamanından kalmadır. Önceleri mühr-ü hümayun yüzükte olup sadrazamlar parmaklarına takarlardı. Sonraları inci zincire bağlı altın keseler içinde boyunlara takılıp cepte taşımak adet olmuştu. Sadrazamlar, mührü yatakta bile yanlarından ayırmazlardı. Hatta Ali Paşa hamama giderken bile yanında bulundururmuş.

- Pehlivan Kara Ahmet, Yeşiltulumba'da bir kahvede ansızın ölmüştü. Ölürken sarıldığı demir parmaklığın dokuz çubuğu birbirine geçmiştir.

- Sokullu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa, Osmanlı tarihinin kaydettiği en zengin vezirlerden bir arşı milyarder idi. 1601'de Diyarbekir'den gelirken Tokat civarında ağırlığı ünlü eşkıyalardan Deli Hasan tarafından basıldı. Hazinesi yağma edildi. Öyle ki, çete efradı kıymetli kumaşları arşınlayarak ve mücevherleri kalkanlarıyla ölçerek paylaştılar. Paşa'nın "cennet bağı" adını verdiği altın kaplama ve murassa taht gibi bir sediri vardı. Onun da altın mücevherli çiçeklerini bozarak yağma ettiler.

- Sokullu'nun, şehit edildiği zamanki kanlı gömleğini ailesi iki buçuk asır sakladı. Her sene mevlüdü okunup ziyaret edildi. Sonra Karaağaç'taki yalılarıyla birlikte andı.

- Sultan Orhan zamanında Bizans'ta taht kavgaları oluyordu. Kantakuzinus'un yardımına giden Türkler, Bizans'ta büyük bir itibar kazanmışlardı. Saraya serbestçe girip çıkabiliyor, Bizanslılara hakim sıfatını takınıyorlardı.

- Topkapı Sarayı bu ismini Eski Sarayın sahilindeki toplu kapısından almıştır. Bu sarayın, Fatih zamanındaki adı Yeni Saray idi.

- Türk ünlülerinin hayatlarını anlatan "Sicilli Osmânî" yazarı Süreyya Bey, ömrünü kitaplıklarda ve mezarlıklarda dolaşarak not almakla geçirmiştir. Torbalara attığı bu dağınık kağıt parçacıklarından büyük eserini ortaya koyduğu zaman herkes hayret etmiştir.

- Üniversite kütüphanesinde bulunan Fatma Sultan'ın murassa ciltli Kuran'ının sayfaları gümüştendir.





--------------------------------------------------------------------------------

Bu sayfa hakkında yorum ekle:

İsmin:
Mesajınız:





19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 7980359 ziyaretçi (35249706 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 2278 kişi. (15 Eylül 2009)






Son Eklenenler
Son eklenenler listesindeki yazıları lütfen başka sitelerde yayınlamayın...

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?
Hâfız Dîvânı'ndan Seçme Beyitler, VIII
Bırak Diyorum Yüreğime
Hıristiyanlık ve Bir Hayâlin Peşinden Gitmek, I
Bir Hıristiyanın İslam'ı Seçiş Öyküsü
Gerçek Dost
Gılgamış Destanı (The Epic of Gilgamesh), Tablet 3
William Shakespeare'den Soneler, IV
Geçmişe Dönmek İster Miydim?
Bürûc Sûresi (Surah al-Buruj, Die Burgen, Les constellations)
Kuranı Kerim Dinle II
Yaşamak Güzel Şey
Sonsuz Maliyetsiz Temiz Enerji Kaynağı
Sen İstersen
Hüznüm Benim Yakınım Olmuş (Arapça Şiir)

Devamı >>

Hızlı Menü
Yazarlar Ayşegül Osmanoğlu Bircan M. Mehmet Akif Ardıç Önder Demir Selma D. Yunis Halilov Yunus Zengin Köfteci Devamı >>

Gönüllü Çevirmenler Nejdet Kiral Çeviri Grubuna Katılın >>

Ziyaretçi İşlemleri Eklenmesini İstedikleriniz Forum İletişim Formu Kullanım Kılavuzu Makale ve Yazı Gönder Materyal Güvenirliği Ödev İstekleri Siteiçi Arama Sohbet Odası Yorum Yazmadan Önce... Ziyaretçi Defteri

Dini Bilgiler
Namaz Duaları Sübhaneke Ettahiyyatu Allahümme SalliAllahümme Barik Rabbena Atina Rabbenağfirli Kunut Duaları Amentü Ayetel Kürsi (Allahule)

Namaz Sureleri ve Aşırlar Fatiha Suresi Nas Suresi Felak Suresi İhlas Suresi Tebbet Suresi Nasr Suresi (İzece) Kafirun Suresi Kevser Suresi Maun Suresi (Eraeytellezi) Kureyş Suresi (Liyilefi) Fil Suresi (Elemtera) Hümeze Suresi (Veylülli) Asr Suresi (Vel Asri) Tekasür Suresi Karia Suresi (Elgaria) Adiyat Suresi (Veladiyeti) Zilzal Suresi Beyyine Suresi Kadir Suresi Alak Suresi (İkra) Tin Suresi İnşirah Suresi Duha Suresi (Vedduha) Nebe Suresi (Amme) Teberakellezi Lev Enzelnâ Âmener Resûlu Yasin Suresi


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Tarihte Bilinmeyen Küçük Olaylar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bilgi Köşesi :: Tarih-
Buraya geçin: