AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 asrı saadette bir güzel yaşarmış..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Enes Okay



Mesaj Sayısı : 878
Kayıt tarihi : 12/05/10

MesajKonu: asrı saadette bir güzel yaşarmış..   Perş. Tem. 29, 2010 9:16 am

asrı saadette bir güzel yaşarmış..(lütfen okuyun)
Asrı Sadette bir GÜZEL yaşarmış. Kara kaşlı kara gözlü imiş. Öylesine güzel öylesine güzelmişki kendi zerresi kendisine hayran olurmuş. Her bir zerresi aşkın ateşiyle tutuşur, ateş parçası olurmuş.Ayağını taşa koysa taş eriyiverirmiş. Öylesine güzel, öylesine güzelmişki o kara gözlü, çiçek bahçelerinde dolaşırmış. Her çiçek kokusuna hayarn olur, keşke bizim kokumuzda ondan olsa dermiş. Gül ardına takılır bırakmazmış o GÜZELİ. Hani her GÜZELİN bir adı olurya, bu GÜZELİN de bir adı varmış: Hz. Muhammed (s.a.v)

Hayalmiydi ha, hayalmiydi? Masal kahramanımıydı canlar canı sevgili? Söyleyin bir masalmıydı? Yıllarca onun cemalini görebilmek için bekleyen yılan: "Çek topuğunu ya Ebu Bekir" diyordu. O Ebu Bekir ki bütün cübbesini parça parça edip her deliğe tıkadı, son deliğede topuğunu tıkadı. Ve sevdalı bir ses: "Çek ya Ebu Bekir bende senin gibi sevdalıyım. Yıllarca onun yüzünü görebimek için bu mağarada bekledim" diyen sevdalı yılan.

Ya hurma kütüğü, ya o hurma kütüğü. Rasullah beni bıraktı diye O'na olan aşkıyla hüngür hüngür ağlıyordu ve sesini insanlar duyuyordu. Allah Rasulü bunu insanlar gibi defnedin buyurdu. Ya Rasulallah bir hurma kütüğü kadar sana sevdalanamadım. Beni nasıl defnetsinler, ya beni nasıl defnetsinler.

Hayalmiydi ha, hayalmiydi? O'na selam vermek için yarışan Bağdat O'nun risaletini haykıran taşlar hayalmiydi? Ağaca gel demişti Göklerin AHMEDİ canlar canı MUSTAFA gel demişti. Ağaç ONUN tatlı sesini duyunca sallanmıştı. Sallanmıştı bütün köklerini topraktan çıkarıp SEVGİLİNİN huzurunda divane durmuştu.

Hayalmiydi ha hayalmiydi? O aşıklar o sevdalar hayalmiydi? Eğer biz gerçeğe iman ediyorsak neden böyle yaşıyoruz. neden yaşantımız böyle...

Siz erkekler ,beyefendiler! Bir gün işyerinde çalışırken, dükkanınıza yığdığınız malların hesabını yaparken, kimbilir o karlarla hangi model araba almayı düşünürken. veya sen delikanlı! Bir gece yarısı odanda ders çalışırken, şu dünyadan menfaatler elde etmeye uğraşırken.

Ya siz hanımlar! Bir gün mutfakta bulaşık yıkarken, gençliğinizi heba ettiğiniz o çeyiz ve nakışları düzeltirken, gelecek olan misafir için yaptığınız pasta yanmasın diye ikide bir fırına koşup telaşlanırken veya kaç sure bildiğinizi unutup kaç çeşit yemek yapabilmekle övündüğünüz bir sırada... Kapınız çalsa; misafirim geldi kapıda beklemesin diye koşuverirsiniz, açıverirsiniz kapıyı. Karşınıza Hz. Muhammed (s.a.v) çıkıverse naparsınız? O geliverse şaşırırmıydınız?

--Niye şaşırdın ümmetim, niye şaşırdın? Ben senin peygamberinim tanımadınmı beni? Onca pasta tarifi öğrendin, hangi malın nerden alınacağını en iyi sen bildin, belkide hayatında sana bir kere bile lazım olmayacak dersleri ezberledin. Bir kere açıp şemalimi okudunmu? Kara gözümü, nur yüzümü, inci dişlerimi öğrendinmi? Niye unutmuşmuydun beni? Oysa ben her cuma adını beklerim meleklerden. sen salavat getirirsin melekler adını bana taşır. "Ümmetinden şu kul sana salavat getirdi" dediğinde sana dua etmek için adını beklerim. Bu Cuma da geçti, bak salavat getirmedin yine. Kaç haftadır adını bekliyorum meleklerden. Unutmadım. Ben seni doğarken unutmadım. Taifte taşlanırken unutmadım. Bedir'de Uhud'da senin için canımı ortaya koydum, unutmadım. Seni yarın bu günahlarla ateşe koşarken unutmayacak, "ümmeti" diyeceğim. Sen unutmuşmuydun beni? Deyince napardınız?

Yoksa görmesin diye Allah'ın emirlerini ellerinizle saklarmıydınız? Yoksa "haramlara bakmayın" emirleine rağmen harama bakan gözlerinie kepenk mi indirirdiniz? Allah'ın zikriyle ısınması gereken dillerinizi gıybet ve dedikodularla kirlettiğiniz için koparırmıydınız? Allah aşkıyla yanıp tutşması gerekirken, dünyayla doldurduğunuz kalbinizi çıkarır atarmıydınız? Ne yapardınız ha, ne yapardınız?

--Gelme nolur gelme utanıyorum senden. Ey hasırda yatan peygamber görme hayatımı, görme günahlarımı, görme gafletimi, utanıyorum.
Ama ben sensiz yapamamki, uğruna kainat yaratılmış. Sen gelmezsen nasıl yaşanır? Bu dünya sensiz olurmuki? Vazgeçtim sözlerimden tövbeler ettim. Gel ey biat etmenin zirvesi hoş görmenin şaikası efendim. Gel. Miraçtan iner gibi gel, Hacdan döner gibi gel. Gel bırakma ne olur.
Efendim hani askerlerinle Mekke'ye gidiyordun.Hani bir sokak başındabir köpek görmüştün, bir zarar gelmesin diye başına bir bekçi dikmiştin.Ey merhametlilerin merhametlisi, ey şefkatli peygamberim, gel. Gel kemterin olayım, gel ne olur. Biz senin ümmetiniz günahları işlerken utanmamışız. Ama sana sonsuz sevgimiz var gel. Gel ne olur şu kemtere yüzünü göster...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
asrı saadette bir güzel yaşarmış..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bilgi Köşesi :: İslamiyet :: İslami Hikayeler-
Buraya geçin: